İSRAİL BOMBARDIMANINI YAŞAYAN AİLE
Bugünlerde Filistin’de yaşanan insanlık dramını en iyi anlayanlardan birisi de Abdülaziz Tatlı ve ailesi. Çünkü onlarda İsrail’in bombalarına maruz kaldılar. 2006 yılında İsrail’in Lübnan’a yağdırdığı bombalardan ancak Türkiye’ye kaçarak kurtulabildiler. Fakat geride oğulları Mehmet Tatlı’nın 3 parmağını bırakmak zorunda kalarak.
Savaşın tüm yoğunluğu ile devam ettiği günlerde, elerinin önünde bulduğu bir cisme yaklaşan Mehmet Tatlı, gerçekleşen patlama ile kendini bir duvarın dibinde buldu, parmaklarını ise bulan olmadı. Şimdi ise tek dilekleri var: “Savaş ve katliamın bitmesi.”
1978 yılında Mardin’in Derik ilçesinden çıkan Abdülaziz Tatlı, gençliğinin de verdiği heyecan ile soluğu Lübnan’da almış. Orada çalışmaya başlayan Tatlı, 1986 yılında eşi Yasemin Ali Cafer ile evlenmiş. Bu evlilikten de tam 5 çocukları olmuş. En büyükleri 21 yaşında olan çocuklarının mutluluğu için gece-gündüz demeden çalışmış. Ta ki İsrail’in 2006 yılında başlattığı Lübnan bombardımanına kadar.
“O tarihten sonra herkesin olduğu gibi bizimde hayatımız yerle bir oldu” diyen Abdülaziz Tatlı, ilk önce komşularını kaybetmiş, ardından o zaman 10 yaşında olan oğlu Mehmet’in 3 parmağını sonra da öz vatanı gibi sevdiği Lübnan’ı. “Bombardımandan sağ kurtulmamızın tek yolu Türkiye’ye kaçmaktı. Biz de onu yaptık” diye yaşadıklarını anlatan Abdülaziz Tatlı “Fakat burada da savaşın başka türlüsünü göreceğimizi hiç düşünemedik. Türkiye’de de ekmek savaşının içinde bulduk kendimizi” diyor.
Oğlu Mehmet’in parmaklarının kopmasının ardından eşi ile birlikte Türkiye’ye kaçma kararı aldıklarını ve en büyük oğlu Ali’nin annesi ile diğer 4 çocuğun ise kendisi ile gelmesi planı yaptıklarını anlatan Abdülaziz Tatlı “Biz çocuklarımla birlikte Türkiye’ye rahtça geldik. Ancak önce Suriye’ye geçen oradan da Türkiye’ye gelecek olan eşim ile büyük oğlum, yasadışı yollardan ülkeye girmeye çalıştıkları gerekçesi ile tutuklandılar. 3 ay cezaevinde kaldıktan sonra kavuşabildik onlara” diye anlatıyor o günleri.
Cezaevinden çıktıktan sonra büyük oğluna nüfus cüzdanı çıkartmaya çalıştıkların ancak hala bunu başaramadıklarını söyleyen Abdülaziz Tatlı “Şimdi oğlum sokağa çıkmaya korkuyor. Kimliği olmadığı için sık sık karakola götürülüyor. Kimliğini de çıkartamıyoruz. Ankara’ya gitmemizi söylüyorlar. Fakat oraya gidecek kadar paramız yok ki. Dilencilik yapamam, istediğim iki şey var. Birincisi bana bir iş verilmesi, diğeri de oğluma kimlik verilmesi” şeklinde konuştu.
İş makinesi operatörü olduğunu ve oğlunun da aynı mesleği yaptığını anlatan Abdülaziz Tatlı “Limana, belediyelere, İşçi Bulma Kurumu’na ve valiliğe müracaat ettim. Ancak herkes ‘Telefonunu bırak, biz seni ararız’ diyip gönderiyor. Kiramı ödeyemez hale geldim. Komşuların yardımı ile karnımızı doyuruyoruz. Fakat yine de zorumuza gitmiyor. Çünkü Filistin’de ki kardeşlerimizin durumunu gördükçe halimize şükrediyoruz. Allah onların yardımcısı olsun” diye konuşuyor.
Filistinlilerin acısını çok derinden hissettiklerini de sözlerine ekleyen Tatlı şunları söylüyor: “Tek çare var, o da Ürdün ile Mısır’ın sınır kapılarını Filistinlilere açması. Yoksa bu bombardımanların ardından Gazze’de canlı kimse kalmayacak. Bu insanlar da Müslüman, Ürdün’ün Mısır’ın din kardeşi bu insanlar. Fakat maalesef siyasi politikalar nedeni ile insanlar başka insanların acısını görmezden geliyor.”
İsrail’in attığı misket bombası ile 3parmağını kaybeden 13 yaşındaki Mehmet Tatlı ise savaşın ve katliamın bir an önce bitmesini istediğini söylüyor. Yarı Türkçe yarı Arapça konuşan 13 yaşındaki Mehmet Tatlı kopan parmaklarını göstererek “Çocuklar ölmesin, savaş dursun. Kimse benim gibi olmasın. Ben parmaklarımı kaybettim ama kimsenin benim yaşadığımı yaşamasını istemiyorum. Tek isteğin bu savaşın bir an önce bitirilmesi” diye konuşuyor.



del.icio.us
Digg
Yorum (0 gönderildi):
Yorum gönder